Menfi Tespit Davası
- avilkergiray
- 12 Ara 2025
- 3 dakikada okunur
Menfi tespit davası, borçlu tarafın borçlu olmadığını ortaya koymak için açtığı davadır. Borçlu henüz borcunu ödemeden dava açmış bulunmaktadır. Menfi tespit davasının açılmaması için iddia edilen borcun ödenmemiş olması gerekmektedir. Borçlu bu davayı açarken korunmaya değer hukuksal yararı olmalı. İtirazın iptali davası açılmışsa menfi tespit davası açılmaz.
Ayrıca Yargıtay Genel Hukuk Kurulu Kararı’na göre yine kişi menfi tespit davasını borç miktarının tespiti için açamaz.
Menfi tespit davasını açılmasındaki bir diğer şart, borçla ilgili kesin hüküm bulunmamalıdır.
Borçlu icra takibinden önce veya icra takibi sırasında borçlu olmadığını ispatlamak için menfi tespit davası açabilir.
İcra takibinden önce açılan menfi tespit davası
Diyelim ki bir çek keşide ettiniz ve vade tarihi yaklaşmasına rağmen tarafınıza karşı tarafın edimi gerçekleşmedi. Bunun için menfi tespit davası açılabilir(çekte bedelsizlik).
Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir kararı hemen verilmez teminat yatırılması gerekir. Alacağın %15’inden az olmayacak miktarı yatırarak icra takibinin durdurulması için ihtiyatı tedbir kararı alabiliriz. Mahkeme tedbir kararı vermek zorunda değil takdir yetkisi mahkemede. Tedbir kararı takibi ortadan kaldırmaz sadece olduğu yerde durdurur.
İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davası
Burda da menfi tespit davası açmakla birlikte takip kendiliğinden durmaz. Bu olasılıkta icra takibinin durması için alacağın tamamı + %15’i teminat olarak yatırılması gerekiyor. Borç miktarı icra dairesine %15 teminat menfi tespit davası açtığımız mahkemeye yatırılır.
Borçlu icra takibine itiraz etmişse menfi tespit davası açmasında hukuki bir yarar yoktur. Fakat itiraz etmemişse menfi tespit davası açılabilir.
Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı taraftadır. Fakat ispat yükünün yer değiştirdiği istisnaları vardır. İstisnalar şu şekilde sayılabilir;
1- Aradaki hukuki ilişki yanılma, korkutma, hile gibi durumlara dayanılıyorsa bunların ispati borçlu tarafa aittir.
2- Aradaki ilişkinin belirtilenden farklı bir hukuki ilişkiye dayandığı belirtiliyorsa bu durumda da ispat yükü borçlu tarafa aittir.
3- Borç ibra, takas ve zamanaşımı gibi gerekçelerle son bulduğuna dayanılıyorsa bu iddiaların ispat yükü de borçluya aittir.
Menfi tespit davasında icra inkar ve kötü niyet tazminatı talep edilebilir. Menfi tespit davalarında talep edilmese bile ihtiyati tedbir kararı olduğu için hakim resen icra inkar tazminatına hükmedebilir. Ancak davada borçlu taraf haklı çıkarsa borçlunun talebi varsa %20’den olmayacak şekilde kötü niyet tazminat talebine hükmedebilir hakim.
Menfi tespit davasında ilam kesinleşmeden icraya konulamaz. Menfi tespit davası da bir tespit davası niteliğinde olduğu için feriler de ilam kesinleşmeden icraya konulamaz.
İSTİRDAT DAVASI
İstirdat davası, cebri icra tehdidi korkusu altında borcu ödeyen kişinin ödediği parayı geri alması için açtığı davadır.
Borçlu icra takibi sırasında menfi tespit davası açamazsa ya da menfi tespit davası açsa da ihtiyati tedbir kararı alamadığı için borcu ödeme zorunda kaldıysa ödediği parayı geri almak için istirdat davası açılır.
İstirdat davasının 4 şartı vardır.
1. Borç olmayan bir para ödenmeli. (Zamanaşımına uğramış borcun ödenmesi bu kapsamda değildir.)
2. Para icra takibi sırasında ödenmeli
İcra takibinden önce ödenmiş para istirdat davasının konusu olamaz. Olsa olsa sebepsiz zenginleşme davasının konusu olur.
3. Para cebri icra tehdidi altında ödenmeli.
Takip kesinleşmeli ve borçlu borcu ödemeli. Eğer borçlu icra emri sonrasında 7 günlük süre içerisinde ödemişse borcu istirdat davası açılmaz. Burada da en fazla sebepsiz zenginleşmeye dayanılarak dava açılır.
4. İstirdat davası sadece takibe konu paranın icra dairesine yatırıldıktan 1 sene sonraya kadar açılabilir.
Borcun ödenmesi taksitlere bağlanmışsa 1 yıllık dava açma süresi son taksidin ödenmesinden sonra başlar.
Eğer borçlu bu 1 yıllık süreyi de kaçırırsa sadece sebepsiz zenginleşe davası açabilir.
İstirdat davasında ispat yükü borçlu tarafındadır. Ancak borçlu sadece takip konusu parayı ödeme yükümlülüğünün olmadığını ispatlamak zorundadır.
Borçlu istirdat davasında borcu ödemek zorunda kaldığını ispatlaması yeterlidir.
İstirdat davalarında icra inkar ve kötü niyet tazminatlarına hükmedilmez.
Menfi tespit davası açıldıktan sonra borç alacaklıya ödenmişse menfi tespit davası kendiliğinden istirdat davasına dönüşür. Ve bu durumda dava davacı (borçlu) lehine sonuçlanmışsa talep edilmişse kötü niyet tazminatına hükmedilebilir. Ama dava davalı (alacaklı) lehine sonuçlanmışsa ve alacaklı alacağına kavuştuğu için alacaklı lehine icra inkar tazminatına karar verilmez.
İstirdat davasında ilam kesinleşmeden icraya konulabilir. Eğer menfi tespit davası istirdat davasına dönüşmüşse ilam kesinleşmeden icra takibine konulamaz.
Konusu belli miktar para olan ticari davalarla işçi alacaklarına dair davalarda arabuluculuk dava şartı getirilmiştir.
Görevli mahkeme takibin yapıldığı yer mahkemesinde açılabileceği gibi alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.
Kural olarak görevli, mahkeme asliye hukuk mahkemesiyken davanın niteliğine göre görevli mahkeme değişebilir.
Harçlar nisbi harç esas alınır. Menfi tespit davasında harç ana para miktarından hesaplanırken istirdat davasında ana para ve diğer masraflarla birlikte ödenen tüm paraya göre hesaplanır.

Yorumlar