MURİS MUVAZAASI NEDİR?
Muris muvazaası mirasçılardan birinden ya da birkaçından mal kaçırmak için yapılan işlemin iptali için açılan davadır. Muris muvazaası denilen dava aslında tapu iptal ve tescili davasıdır. Mahkemeden ilgili taşınmazların tapu iptalini isteyip davacı adına tescil edilmesi talep edilir. Diyelim ki miras bırakan vefat etmeden önce mallarını diğer mirasçılara satış işlemi sonucu devretmiş gibi gözükmektedir. Oysaki aslında malları sizden kaçırmak için böyle bir işlem yapmış olup aslında malları satmamıştır. Bu durumda ne yapılması gerekmektedir? Devredilen taşınmazların miras payınız oranında size devri mümkün olur mu? Ya da taşınmaz artık diğer mirasçı tarafından üçüncü kişiye devredilmiştir. Artık bir şey yapılmayacak mıdır? İşte bu yazımızda bu sorulara cevap vermeye çalışacağız.

Muris Muvazaası Nedir?
Muris muvazaası nispi muvazaa türündedir. Yani görünüşte bir işlem var fakat bu işlem geçerli değildir. Geçerli olan işlem görünmeyen işlemdir. Örneğin miras bırakan tapuda satış olarak devrettiği taşınmazı aslında bağışlamışsa burada nispi muvazaa söz konusudur. Bağışlama sözleşmesinin de geçersizliği söz konusu olur. şöyle ki TBK 288 hükmü gereğince bağışlama sözleşmesi tapu memuru önünde yapılması gerekmektedir. Muris muvazaasında görünürde satış sözleşme yapıldığından ve gizli sözleşme ile bağış sözleşmesi tapu memuru önünde yapılmadığından bağışlama iradesi de geçersiz olur. Burada da yolsuz tescil gündeme gelmektedir.
Muris muvazaası ancak tapuya kayıtlı taşınmazlar için söz konusudur. Muris muvazaasında yapılan devir işlemi sadece mirasçılar arasında yapılmak zorunda değildir, üçüncü kişilere de yapılan devir işlemlerinde muris muvazaasına gidilebilir.
Muris Muvazaası Davası Açılamayacak Haller Nelerdir?
Peki miras bırakanın her devir işlemi için muris muvazaası açılabilir mi? Eğer miras bırakan vefatından önce mirasçılar arasında mal paylaşımı yapmışsa ve olabildiğince eşit şekilde paylaştırmaya çalışmışsa burada muris muvazaası açılamayacaktır. Kısaca yapılan paylaştırma, devir işlemi hukuka uygunsa muris muvazaası davası açılamayacaktır. Muris muvazaası açılamayacak haller aşağıdaki şekildedir;
1- Miras bırakan mal kaçırma kastıyla değil de mal paylaştırma sebebiyle malları devretmişse. Eğer miras bırakan hayattayken tüm mirasçılara malları eşit şekilde paylaşmışsa ya da benzer değerlerde bu durumda mal kaçırma kastı olmadığından dolayı muris muvazaası söz konusu olmayacaktır.
2- Gerçekten bedeli ödenerek bir devir işlemi yapılmışsa.
3- Eğer devredilen taşınmazın bedeli makul bir oranda ödenmişse bu durumda muris muvazaası söz konusu olmayacaktır. Bazen de tapuda satış işlemi için gösterilen bedel düşük gösterilebilir. Burada da muris muvazaası değil bedel de muvazaa söz konusu olur.
Davacılar Ve Davalılar Kimler Olabilir?
1.04.1974 tarihli 1/2 sayılı içtihadı birleştirme kararına göre muris muvazaasında mirasçıların hepsi dava açabilir. Burada çok önemli olan husus mirasçının, miras bırakanın ölüm tarihinde mirasçısı olmasıdır.
Mirasçı atanmış mirasçı olabilir vasiyetname yoluyla. Evlatlık ya da alt soyu da olabilir.
Bir kişi mirası reddetmişse, mirastan çıkarılmışsa ya da mirastan feragat etmişse artık mirasçı değildir ve artık muris muvazaası açamaz.
Muris muvazaası davasında tapuda kim malik olarak gözüküyorsa dava ona karşı açılmalıdır. Kötü niyetli üçüncü kişilere de duruma göre muris muvazaası davası açılabilir.
Dava Ne Zaman Açılabilir? Zamanaşımı Var Mıdır?
Muris muvazaası davası miras bırakan ölmedikçe açılamaz. Miras bırakan ölmeden açılan davalar reddedilecektir.
Muris muvazaası davasında herhangi bir zamanaşımı yoktur. Her zaman açılabilir fakat makul süreler de göz önünde bulundurulmalıdır. Hakkın kötüye kullanımı gündeme gelecek kadar uzun bir süre geçmişse dava reddedilebilir.
Görevli Ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?
Dava konusu taşınmaz neredeyse dava orada açılmalıdır ve kesin yetkidir. Birden fazla taşınmazı varsa ve bu taşınmazlar farklı şehirlerdeyse dava bu taşınmazlardan birinin bulunduğu yerdeki mahkemede açılabilir.
Muris muvazaasında terditli olarak tenkis talebinde de bulunulursa yetkili mahkeme daha geniş ve öncelikli talebe göre yetki belirlenir. (Tenkis davasında yetkili mahkeme murisin son yerleşim yerindeki yetkili mahkemedir.)
Görevli mahkeme ise asliye hukuk mahkemesidir.
Harca Esas Değer Nasıl Hesaplanır?
Muris muvazaasında harca esas değer belirlenirken önemli olan husus, harca esas değer taşınmazın tüm değeri üzerinden değil mirasçının payına düşen değere göre belirlenmesi gerektiğidir. Örneğin taşınmaz 10 milyon TL değerinde, mirasçının payı da 1/5 oranında. Bu durumda harca esas değer 2 milyon TL’dir.
Davanın Dayanakları Neler Olabilir?
Taşınmazı devralan iyi niyetli üçüncü kişi tapu siciline güven ilkesi gereğince tapu siciline güvenerek almışsa TMK madde 1023, üçüncü kişiyi korumaktadır. Fakat üçüncü kişi iyi niyetli değilse bu kişi hakkında tapu siciline güven ilkesi işlememektedir.
Burada iyi niyetli üçüncü kişiden kasıt, taşınmazın muvazaalı şekilde devredildiğini bilmeyen ve bilebilecek durumda olmayan kişidir. Örnek vermek gerekirse muvazaalı şekilde taşınmazı miras bırakandan alan kişinin oğlu, eşi taşınmazın muvazaalı şekilde kazanıldığını bilebilecek kişi durumundayken taşınmazı satış ilanından görmüş ve hiçbir ilişkileri olmayan üçüncü kişi bu muvazaayı bilebilecek durumda değildir.
Dava dilekçesinde muvazaalı işlem yapıldığına dair iddiaları belirtirken miras bırakan ile devir yapılan kişinin arasındaki ilişki önem arz etmektedir. Örneğin mirasçı yaşamı boyunca sadece bir mirasçısıyla yakın ilişki kurmuş olabilir, yalnızca bir mirasçı onunla ilgilenmiş ve bakımını üstlenmiş olabilir. Bu durumda ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapıldığında diğer mirasçıların tenkis hakkı doğduğundan bazen miras bırakan ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapmak yerine satış işlemi yapmış gibi gösterebilmektedir.
Diğer önemli bir husus ise miras bırakan bu devir işlemini yaparken makul bir sebebi var mıydı? Borç içinde miydi? Sağlık masrafları mı söz konusuydu? Eğer hiç ekonomik gerekçe yoksa satış iradesinin sorgulanması gerekmektedir.
Diğer husus tapuda satış işlemi gözükmekteyken fakat miras bırakanın malvarlığında bir artış olmamasıdır. Yani miras bırakanın görünürde satış işlemi yapmış olmasına rağmen, banka hesabında para artışı olmamışsa, yeni bir taşınmaz satın almamışsa, ya da önemli bir harcama yapmamışsa muris muvazaası olduğu kabul edilir.
Bakılması gereken diğer husussa taşınmazı alan kişinin mali gücünün bu taşınmazı almaya uygun mudur? Görünürde satım alan kişi asgari ücretle çalışan birisiyse, herhangi bir malvarlığı yoksa daha önce bir taşınmaz satın almamışsa ve alamayacak durumdaysa hayatın olağan akışına uygun olmadığından muris muvazaası söz konusu olabilir.
Miras bırakan taşınmazını satın aldıktan sonra hiç devretmeyip, satmayıp ölümüne yakın bir zamanda devretmişse burada da muris muvazaasından söz edebiliriz.
Taşınmaz Üçüncü Kişiye Satılmışsa Ne Olur?
Muris muvazaası davası özünde bir tapu iptali davasıdır. Dava sonunda miras hisseniz oranında adınıza tapu kaydı yapılmasına karar verilir. Ancak bazı durumlarda muris muvazaası davası tazminat davasına dönüşebilir. Eğer siz dava açmadan önce tapu iyi niyetli üçüncü kişilere devredildiyse tapu onların adına kalmaya devam eder. Bu kişilerin iyi niyetleri korunur ve tapuları ellerinden alınmaz. Böyle bir durumda size tapudan hisse verilemediği için hissenizin değeri kadar size para ödenmesine karar verilir. Dava bundan sonra tazminat davası olarak devam eder.
İyi niyetli üçüncü kişinin iyi niyeti tescil anında olmalı. Yani taşınmaz devri yapıldıktan sonraki dönemde kaydın yolsuz olduğu öğrenilmesi iyi niyetli üçüncü kişinin kazanımını geçersiz yapmaz.
İyi niyetli üçüncü kişi kazanımı temsil yolu ile kazanmışsa ve temsilci tescilin yolsuz olduğunu biliyorsa üçüncü kişinin iyi niyeti korunmaz.
Önce Üçüncü Kişiye Satılıp Sonra Mirasçıya İntikal Eden Taşınmazın Durumu Ne Olacak?
Hileli satışla mirasçılarından mal kaçıran kişiler, genellikle ileride dava açılacağını öngörürler. Bunu önlemek için de önce üçüncü kişiye mal devri yapıp sonradan mirasçısına taşınmazı devrederler. Yani mal kaçırmak istedikleri kişiye doğrudan satış yapmazlar. Aracı kullanırlar ve en sonunda aracıdan oğluna, kızına veya herhangi bir mirasçısına bu taşınmazı devretmesini isterler. Örneğin kızına mal kaçırmak isteyen bir anne, evini damadının babasına satış yapmış gibi gösterir. Bir süre sonra da damadının babası taşınmazı kızına tekrardan satış yapmış gibi göstererek miras bırakanın kızına taşınmazını devreder. Böylelikle tapu iptalini önlemek ister. Bu durumda yapılacak bir şey yok mudur? Aslında burada da muvazaalı şekilde diğer mirasçılardan mal kaçırmak istendiğinden bu durumda da muris muvazaası davası açılabilmektedir. Taşınmazı kaç defa el değiştirdiğinin bir önemi bulunmamaktadır. Önemli olan husus mal kaçırma kastıyla o taşınmazın mirasçılardan birine devrinin gerçekleşmesidir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2016/6358 E. , 2016/5464 K.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olup; davacılar, murislerinin çekişme konusu taşınmazlarını terekeden mal kaçırmak için aracı ve emanetçi kişiler vasıtasıyla davalı kızına aktardığını ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Mahkemece, murisin doğrudan davalı kızına yaptığı bir temlik bulunmadığı, dava dışı başka mirasçıların da bulunduğu, bu durumda 1.4.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
…
Diğer taraftan, 1.4.1974 tarihli, 1/2 Sayılı İnançları Birleştirme Kararın uygulanabilirliği açısından; miras bırakanın terekeden mal kaçırma amacıyla taşınmazını doğrudan lehine hareket ettiği mirasçısına ya da üçüncü kişiye devretmiş ya da yaptığı temliki işlemlerde aracı ve emanetçi kişiler kullanmış olmasının sonuca bir etkisi yoktur. Hâl böyle olunca, işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.
Dava Sonucunda Tüm Mirasçılar İçin Mi Karar Verilir?
Dava açarken dikkat edilmesi gereken ve çok önemli olan bir diğer husus tapu iptali ve tescili isteyen kişilerin hepsinin davacı olması gerektiğidir. Yani mahkeme sadece talep eden kişinin payına düşen miktar kadar tapu iptal ve tesciline hükmeder. Diğer kardeş veya kardeşler davacı değilse mahkeme o kardeş veya kardeşlerin payına düşen miktarla ilgili hüküm kurmaz.
Dava Açarken Ne Talep Edilmelidir?
Talep kısmında hem iptal hem de tescil talep edilmeli. Eğer tescil talep edilmemişse tescil için de yeni bir taşınmaz davası açılması gerekmektedir.
Tapu iptal ve tescili davasında terditli olarak tenkis talebinde bulunulabilir.
Ayrıca tapu iptal ve tescili davasında ek olarak ecrimisil tazminatı talep edilebilir.
Yargıtay kararlarına göre muvazaa sebebiyle devir işlemleri geçersiz sayılmışsa devralan kişi kötü niyetli olarak taşınmaza malik olduğu için ölüm tarihinden dava tarihine kadar ecrimisil tazminatı talep edilebilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2014/10778 E. , 2016/7261 K.
O halde; somut olayda davacı ...'nin, çekişmeye konu 2 ve 4 numaralı bağımsız bölümler hakkında açtığı muris muvazaası nedenine dayalı davası sonucunda murisin ölüm tarihi olan 24.03.2007 tarihi itibariyle mülkiyet hakkının doğduğu ve anılan tarihten itibaren ecrimisil isteyebileceği kabul edilmelidir.

Yorumlar